hem var, hem yokmuş gibi..

Benim tanıdığım görünmez bir adam var. Dilediği gibi yaşıyor hayatı; kuralsız, kayıtsız, şartsız. Kafasına estiği gibi davranıyor-muş gibi yapıyor ama vazgeçmiyor kurgulamaktan, planlamaktan bazı şeyleri. Yani birden salmıyor iplerini, gevşek tutuyor sadece.
Bana da dilediği gibi davranıyor bu aralar; farketmiyorum sanıyor ama farkediyorum hem de “hissederek” farkediyorum. Bazen canım acıyor, bazen de acısı bile görünmez oluyor. İşte burda bile beni değiştiriyor.
Netliği seven ben “görünmez” olana inanıyorum, ya da inanmak istiyorum. Tam yok diye düşünürken “ben burdayım” dercesine belli ediyor varlığını, yüzümü güldürüyor. Aynı anda nasıl bu kadar farklı olabiliyor anlamakta güçlük çekiyorum; zaten ben ona dair kurduğum cümleleri, zihnimdekileri, yüreğimdekileri ve daha nicelerimdekini tanımlayamıyorum, kılıf uyduramıyorum. Seviniyorum aslında buna, “o da sevinmeli” diyorum içten içe; düşündüklerim kılıf uyduramayacak kadar içten çünkü.
Sonra aklımı ardı arkası kesilmeyen sorular zinciri esir alıyor. “mutlu mu ediyorum, yoksa sadece gelip geçici bir tebessüm mü yaratıyorum yüzünde” diye soruyorum kendi kendime. Elbette ki kimse kimsenin hayatında “geçici” sıfatıyla yer etmek istemez ama onun “kalıcı” sıfatı olabilme endişesi kaplıyor benim de içimi. Bu geçici olma kaygısından daha güç geliyor bana. 
Ve zamanla her şey benim elimdeymiş gibi düşünürken, anlıyorum ki aslında onun elinde. Soruları gerektiğinde yanıtlayacak, gerektiğinde silecek, gerektiğinde de yeni soruları bana sordurtacak olan o. Bu denli farklı bir silüeti sorularıyla birlikte kaydediyorum zihnime; onun görünmez kostümleriyle. Farkını bilmeden, farkına varmadan hem de.
Belki de onu farklı kılan beklenmedik anlarımda yaptıkları diye düşünüyorum sonra. Yarım saatlik görüşmeyi bile “bütün gün”müş gibi anlamlı kılması, bir kaç saniyelik izlediğim videolarını “huzurlu bir uykuya” dönüştürmesi ve ona ait diğer özel güçler. Bir nevi kahraman; benim kendi zihnimde yarattığım bir kahraman. Ne zaman gerçek kahraman olduğunu gösterecek bilmiyorum. Tek emin olduğum öyle ya da böyle hep olacak. Keşke’ler ve İyi ki’ler arasındaki savaşı iyi ki’ler kazanacak

Reklamlar

hem var, hem yokmuş gibi..” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s